bazı insanlar toplumsal olaylara, dünyanın gidişatına daha duyarlı oluyor. rahatsızlığı, acıyı daha derin hissediyoruz bazılarımız, moralimiz daha çok bozuluyor. yapı meselesi... dışarıda olan bitenler kişisel amaçlarıma, hedeflerime odaklanırken beni durduruyor.
başbakanının gözyaşı siyasi bir kavga...
ölen insanlar ideolojiler için kullanılan birer malzeme...
görüşleri yüzünden aralarına set çeken akrabalar, arkadaşlar, tanıdıklar...
ki kendim iş arkadaşımı ilker baştuğ'la ilgili şu paylaşımı nedeniyle listemden çıkardım:
"sen istedin bir duvar, allah verdi dört duvar."
paşaların davası konusunda çok bilgim olduğunu söyleyemem, fakat yukarıdaki durumun çok vicdansızca ve insanlıktan uzak olduğunu söylemek için davada taraf olmaya gerek yok.
*
fakat en derin düşüşlerden en yüksek zirveler doğar. en başta gezide ölen, gözü çıkarılan gençlerimizin hesabının verilmesinden başlayarak daha fazla dibe batmadan ülkem için adalet, merhamet ve barış diliyorum. yoksa içimizdeki ateş sönmeyecek. kendisine isyan ettiğimiz zihniyetle asla uzlaşmayacağız. asla... bizim içimiz yanıyorken huzur içinde yaşayacağını sanmasın hiç kimse. zulmedip, zulmedenin yanında yer alıp huzur bulan tek bir insan evladı var olamaz dünyada...
*
bir iki gündür rüyamda kalbimi kırmış bazı insanları görüyorum. bugün görmedim ama geçmişe gittim... kalbimi kıran insanlara kızdım. insanların kalbimi kırmama, benden faydalanmasına izin verdiğim için kendime kızdım. iş ve aile kurmak konusundaki hayallerimden uzak bir yerde olduğumu düşündüm... geçmiş acılarım ve gelecek korkularımdan bir süre kurtulamadım. kalp çarpıntım durmadı; durduramadım.
çok eski ve yoğun bir aşkın - kendisi beni facebookta eklediği için - düğün fotoğraflarını gördüm. eskiden olsa "o gelinliğin içinde ben olmalıydım" diye hayıflanırdım. bugün,"allah mesut etsin," dileğinde bulunabileceğimi düşünemezdim. sevgi insanı büyütüyor, güzelleştiriyor. en başta diğergam bir insan haline getiriyor. bu noktadan tekrar başladım düşünmeye... sevdiğim ve beni olduğum gibi seven, hala hayatımın baş köşesinde duran insanları... gençliğimi... sağlığımı... amaçlarımı... hedeflerimi... duygularımı paylaşığım bir arkadaşım kendime şefkat göstermem gerekiğini hatırlattı bana. ve işte şimdi anadilimde kalbimden geçenleri yazarken ve bu sayede başkalarının kalbine değmeyi umarken bunu yapıyorum.
*
tatilimin bitmesine bir hafta kadar vakit kaldı. önümdeki yeni dönem için yeni hedeflerim var. fakat onlar artık başka yazılara kaldı. günü egzersiz yapmadan tamamlamak istemiyorum ve saat bunun için yeterince geç oldu.
